| İSRAF |
| İsraf, gereksiz ve ölçüsüz harcamaktır. Biz her ne kadar israfı suyun fazla akıtılması, ekmek kırıntılarının çöpe akıtılması, pastanın yarısının yenip yarısının çöpe atılması olarak görüyorsak da asıl israf gereksiz ve yersiz harcanan her şeydir. İsraf sadece ekmekte değil; zaman, enerji, su, hava ve çevre şeklinde de meydana gelir. |
  |
| İsrafla İlgili Kavramlar |
| Ekmek tüm dünyada insanların en temel besin kaynağı, Türk toplumunun da kutsal değerlerinden birisi ve sofralarımızın baş tacıdır. Toplumumuzda ekmek nimettir. Ekmek tarih boyunca insanoğlunun en çok ürettiği ve tükettiği gıda ürünüdür. Ülkemizde aynı zamanda alın terini, paylaşmayı, bereketi ifade eden ekmeğe her zaman derin bir saygı vardır. |
| Ekmeğe atfedilen bütün kutsal değerlere rağmen gerek dünyada gerekse ülkemizde en fazla israf edilen gıda ürününün de ekmek olduğu bilinmektedir. |
 |
| Üretilen ekmeğin önemli bir kısmı ne yazık ki gıda olarak tüketilmeyip çöpe atılmakta ya da hayvan yemi olarak kullanılmaktadır. Yüz milyonlarca insanın aç uyuduğu ve açlıktan hayatını kaybettiği bir dünyada ekmeğin çöpe atılması, israf edilmesi yürek yaralayan bir olgudur. |
| İsraf edilen sadece ekmek değil; çiftçinin emeği, alın teri, millî servetimiz ve dünyadaki aç insanların haklarıdır. |
| İsraf sahip olduklarımızı gereksiz harcamak veya atmaktır. Gerekmediği hâlde faydalanılabilir bir ürünün gereksiz yere çöpe atılması buna örnek olabilir. İsraf sadece eşya değil, doğada bulunan kaynaklarla da olmaktadır. Örneğin dişlerinizi fırçalarken suyu açık bırakırsanız bu da israfa girmektedir. İnsanların bilinçlenmesi, sahip olduklarını tasarruflu kullanması gerekmektedir. |
 |
| Hayatımızın her alanında her şeyi israf edebiliriz. Ayakkabımızı beğenmeyerek yeni bir tane ayakkabı almamız paramızın israfına sebep olur. Tutumlu olmayı, israf etmemeyi öğrenmemiz gerekmektedir. |
| İsrafın artması ile birlikte her yıl binlerce ton ekmek çöpe atılmaktadır. İhtiyacımız kadar alınsaydı un ve un mamullerine zam gelmemiş olacaktı. Hızlı tüketim ve israfın sonucu ülkenin ekonomisi olumsuz olarak etkilenmektedir. İnsanlar bolluk içindeyken sahip olunanların değerini tam olarak anlayamadıklarından israf ettiklerinin farkına bile varmazlar. |
| Sözlükte "aşırı gitmek, gafil ve cahil olmak, yanılmak" gibi anlamlara gelen israf, dini bir kavram olarak insanın sahip bulunduğu nimetleri gereksiz ve aşırı tüketmesi demektir. Dinimiz insanoğlunun yeme, içme ve harcama konusunda dengeli davranmasını istemiştir. İsraf ise gereğinden fazla harcama ve tüketimde aşırı gitmektir. İsraf; fert, aile ve toplum hayatında onulmaz yaralar açar, toplumsal bozulma ve çürümeye götürür. Bir Müslümanın dünya üzerindeki maddî ve manevi imkân ve nimetleri kendisine emanet edildiği bilinciyle tüketmeli, bu nimetler üzerinde kendisinin olduğu kadar toplumun da hakkı bulunduğunu unutmamalıdır. İsraf eden kimseye müsrif denilir. |
| Savurganlık, bir insanın malını cömertlik sınırlarını aşarak aşırı bir şekilde harcaması, israf etmesi demektir. |
 |
| İslam’ın yasak ettiği içki, kumar, uyuşturucu maddeler gibi her türlü kötü alışkanlıklara verilen paralar, kişiye ve topluma hiçbir yararı olmayan harcamalar ve insanı başkalarına muhtaç hâle getirecek kadar ölçüsüz yapılan bağışlar israf sayılmıştır. |
| İsraf kavramını geniş tutmak ve maddi-manevi her türlü servet ve imkânın boşuna harcanması israf olarak değerlendirilebilir. Sağlık, Allah’ın bize bir lütfu ve nimetidir. Zaman ve boş vakit yine bir nimettir. Sağlığımızı korumamak ve zamanımızı boşa harcamak israftır. Gereksiz bir şekilde akıtılan su, yakılan elektrik israftır. Milli servetin boşa harcanmasıdır. Ormanlar, yollar, barajlar hepimizindir. Bunların sorumsuzca ve savurganca kullanılması ulusun yer altı ve yer üstü kaynaklarını yok eder, fakirleşmesine neden olur. |
| İsrafla zenginlik bir arada bulunmaz. İsraf ve savurganlık bir gün mutlaka yokluk ve sıkıntı getirir. Savurganlığa alışan ve maddi sıkıntıya düşen insanlar bir süre sonra çok daha kötü alışkanlıklar edinebilir. Hırsızlık başta olmak üzere haksız kazanç yollarına başvurabilirler. Bu da ahlakın bozulmasına yol açar. |
 |
| Elbise ve ayakkabılarımızdan tutun da sıralarımıza, kitap, defter, kâğıt ve kalemlerimize kadar her şeyimizi iyi kullanmalıyız. Bunları gelişigüzel kullanmak, yırtmak, kırıp dökmek ve atmak birer savurganlıktır. |
| Kişi tutumlu ve ölçülü olmayı bir alışkanlık hâline getirmelidir. Günlük işlerimizde tutumlu olmayı prensip hâline getirmeliyiz. Dünyada milyonlarca insan açlıktan kıvranmaktadır. Bir lokma ekmeği bulamadıkları için ölen ve çöplüklerde ekmek aramak zorunda olan insanlar vardır. Bu durumda bizim ekmek ve yiyecekleri israf etmemiz Allah’ın nimetlerine karşı bir nankörlük olur. |
| Tutumluluk, cimrilik ve savurganlığın aksine kişiye itibar kazandırır. Tutumluluk, insanı başkalarına muhtaç hâle getirmekten ve sevilmeyen biri olmaktan kurtarır. Tutumlu olmakla verdiğimiz vergilerin boşa gitmesi önlenebilir. İnsanlar tutumlu olarak hem kendilerini hem de içinde yaşadıkları toplumu kalkındırır. |
| İsraf Çeşitleri |
| İsraf deyince insanın aklına öncelikle mal, mülk ya da paranın israfı gelir. Oysa israf sadece mal ile olmaz. İsraf zaman, emek, enerji, kâğıt, kalem, mürekkep hepsinden mühimi de faydalı bir şeyle meşgul olunmamak ile olur. İsraf herhangi bir konuda aşırı gitme, doğru ve gerçek olandan sapma, meşru sınırların ötesine geçme, imkânları ve sahip olunan değerleri gerekli görülen yerler dışında veya gereğinden fazla harcama anlamına gelmektedir. |
| Su, elektrik, doğal gaz gibi yeryüzündeki enerji kaynakları, insanların israftan özenle kaçınmalarını gerektiren diğer konulardandır. Boş yere akıtılan su, kimsenin bulunmadığı bir ortamda açık bırakılan bir ışık ya da ihtiyaçtan fazla kullanılan doğal gaz birer israftır. Bunlarla ilgili yapılan her ek harcama da israftır. Bu yüzden bu tip enerji kaynaklarının kullanımında israftan kaçınmak son derece önemlidir. |
 |
| Ekmek İsrafı |
| İsraf edilen ekmek miktarını kesin olarak belirlemek mümkün olmasa bile en fazla israfın yemekhaneli iş yerleri, hastane, yatılı okul, öğrenci yurdu, otel, lokanta gibi toplu yemek tüketim yerlerinde olduğuna ilişkin kesin veriler mevcuttur. |
- Fırınlarda israf oranı % 3,1,
- Hanelerde israf oranı % 2,9,
Lokanta, otel ve benzeri yerlerde toplam israf oranı % 3,1,
- Kurum yemekhanelerinde toplam israf oranı % 2,7,
- Öğrenci yemekhanelerinde toplam israf oranı % 7,1,
- Ülke geneli ekmek israf oranı (toplam üretimin yüzdesi olarak) % 5,9 olarak tespit edilmiştir.
|
 |
| Ekmek israfını en aza indirebilmek için uzmanların önerileri şunlardır: |
- Üretimin talebe göre planlanması
- Raf ömrü uzun kaliteli ekmek üretimi
- Ekmeğin fırında veya satış yerinde uygun koşullarda muhafazası
- Ekmeğin pişirilmesi ile satışı arasındaki sürenin en aza indirilmesi
- Ekmeğin poşetlenmesi
- Küçük gramajlarda ekmek üretimi
- Toplu yemek tüketim yerlerinde ekmeğin dilimlenmiş olarak verilmesi
- Self servis tezgâhlarında ekmeğin baş tarafta değil, yemeklerden sonra yer alması
- Toplu yemek tüketim yerlerinde menüye göre ekmek siparişi verilmesi, artan ekmeklerin daha sonraki günlerde kullanılmasını sağlayacak menü düzenlemesi
- Satılamayan ekmeklerin fırınlar tarafından galeta unu, kurutulmuş ekmek içi gibi başka gıda maddelerinin üretiminde kullanılması
- Orta derecede bayatlamış ekmeklerin düşük fiyattan satılması. (Amerika Birleşik Devletleri’nde 48 saat içinde satılmayan ekmekler, “tasarruf dükkânları” olarak tanımlanan yerlerde daha düşük fiyattan satılmaktadır.)
- Tüketicinin soğumuş ekmeği bayatlamış saymaması
- Evlere ihtiyaçtan fazla ekmek alınmaması Evlerde ekmeğin oda sıcaklığında veya buzdolabında değil, derin dondurucuda saklanması
- Ev hanımlarının bayatlamış ekmeği değerlendirme konusunda bilgilendirilmesi ve teşvik edilmesi
|
 |
- Evlerde ve Toplu Tüketim Alanlarında Artan Ekmekleri Geri Kazanım
|
| Fırınlayıp robottan geçirip galeta unu yapılabilir. Bayat ekmeklerimizi fırınlarız, robottan geçirip eleyerek galeta unumuzu yaparız. |